Türkiye, aktif fay hatlarının üzerinde yer alan ülkeler arasında bulunuyor. Bu nedenle herhangi bir kent için "deprem olmaz" demek kesinlikle doğru değil. Bununla birlikte deprem tehlikesinin Türkiye'nin her bölgesinde aynı seviyede olmadığı da bir gerçek.
Ülkenin resmi afet yönetim kurumunun yayımladığı Deprem Tehlike Haritası, bölgeler arasındaki bu belirgin farkı gözler önüne seriyor. Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Ege çevresinde tehlike seviyesi daha yüksek seyrederken, bazı illerde ise görece düşük değerler dikkat çekiyor.
Sinop: Fay hattından uzak, risk daha düşük
Karadeniz kıyısındaki Sinop, deprem tehlikesinin görece düşük olduğu iller arasında ilk sırada yer alıyor. Kuzey Anadolu Fayı'nın kentin güneyinden geçmesine rağmen Sinop şehir merkezi ana fay hattına daha uzak bir noktada konumlanıyor. Bu durum, kenti Türkiye'nin yüksek tehlike bölgelerinden ayıran en önemli etken. Buna rağmen Sinop'ta deprem riskinin tamamen bulunmadığı söylenemiyor.
Karaman: Ana fay kuşaklarının dışında
İç Anadolu'da yer alan Karaman da düşük tehlike seviyeleriyle öne çıkan kentler arasında. Kentin büyük bölümü, Türkiye'nin en aktif ana fay kuşaklarının dışında kalıyor. Ancak bu durum Karaman'da deprem yaşanmayacağı anlamına gelmiyor. Bölgesel faylar ve yerel zemin özellikleri nedeniyle tehlike seviyesi kent içinde dahi noktadan noktaya değişiklik gösterebiliyor.
Niğde: İlçelere göre risk değişiyor
İç Anadolu'nun güneyindeki Niğde de düşük tehlike grubunda yer alıyor. Kentin bazı kesimlerinde Türkiye'nin yüksek tehlike değerlerinin görüldüğü bölgelere kıyasla daha düşük değerler öne çıkıyor. Ancak Niğde ve çevresinde fayların bulunması nedeniyle ilin tamamını tek bir seviyede değerlendirmek mümkün değil. Deprem tehlikesi ilçeye ve bulunduğa noktaya göre farklılık gösterebiliyor.
Düşük tehlike, güvenli bina anlamına gelmiyor
2019 yılında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası ile eski sistemde kullanılan "1. derece" veya "5. derece deprem bölgesi" sınıflandırmasına son verildi. Yeni haritada belirli bir noktada beklenen yer hareketi esas alınıyor.
Bu nedenle ev alırken ya da taşınırken yalnızca ilin genel deprem tehlikesine bakmak yeterli olmuyor. Değerlendirilmesi gereken başlıca unsurlar şunlar:
- Binanın yaşı ve genel durumu
- Taşıyıcı sisteminin depreme dayanıklılığı
- Bulunduğu zeminin özellikleri
- Deprem yönetmeliğine uygunluk düzeyi
Görece düşük tehlike seviyesi taşıyan illerde bile, sağlam ve yönetmeliğe uygun yapılarla hareket etmek büyük önem taşıyor.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!