Parti Genel Merkezi'nde, kuruluşunun 25. yılı ve iktidara gelişinin 24. yılına dair kapsamlı bir panel gerçekleştirildi. Programa Genel Başkan Vekilleri, parti sözcüsü, teşkilat başkanı, genel başkan yardımcıları ve Hazine ve Maliye Bakanı katıldı.
Program, Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman'ın açılış konuşmasıyla başladı. Ardından partinin kuruluşundan bugüne uzanan 25 yıllık siyasi yolculuğunu, iktidar döneminde hayata geçirilen reformları ve Türkiye'nin dönüşümünü anlatan bir video gösterimi gerçekleştirildi.
Panelde ele alınan başlıca konular şunlar oldu:
- Kuruluştan bugüne yaşanan siyasi mücadeleler
- Demokrasi ve kalkınma alanındaki reformlar
- Türkiye'nin uluslararası konumu ve ekonomik gelişimi
- İkinci 25 yıla ilişkin hedefler
Yayman: 'AK Parti kendisiyle yarışmaktadır'
Programın moderatörlüğünü de yapan Yayman, açılış konuşmasında partinin milletin partisi olduğunu belirterek, 3 Kasım 2002 seçimlerinin Türk siyasi tarihinde "Anadolu ihtilali" olarak nitelendirildiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'de devlet-yönetim ve siyaset-insan ilişkilerinin köklü biçimde değiştiğini ifade eden Yayman, "3 Kasım 2002'den bu yana Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Boğazın hasta adamı olarak nitelenen Türkiye'miz bugün dünyanın küresel güçlerinden birisi haline geldi" dedi.
Partinin ilk 25 yılda büyük bir başarı öyküsü yazdığını vurgulayan Yayman, ikinci 25 yılda yeni bir başarı hikâyesi yazma sorumluluğu taşıdıklarını söyledi.
24 yıllık iktidarda her iki yılda bir kriz
Yayman, partinin 14 Ağustos 2001'de kurulduğu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi yasaklı olduğunu hatırlatarak, iktidara gelinmesinin ardından yaşanan siyasi engellerin milletin desteğiyle aşıldığını belirtti. İktidar sürecinde yaşanan dönüm noktalarını şöyle sıraladı:
- Danıştay saldırısı
- Cumhuriyet mitingleri
- E-muhtıra
- 367 krizi
- Kapatma davası
- MİT krizi
- Gezi Parkı olayları
- 17-25 Aralık süreci
- Kovid-19 salgını
- 15 Temmuz hain darbe girişimi
"AK Parti, 24 yıllık iktidarın her iki yılda bir krizle karşı karşıya kaldı ve bütün bunları milletimizle, demokrasiyle ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan'la aştık" diyen Yayman, "AK Parti'nin rakibi AK Parti'dir. AK Parti kendisiyle yarışmaktadır" ifadelerini kullandı.
Ala: 'AK Parti'yle millet, devlet olmuştur'
Genel Başkan Vekili Efkan Ala, bir ülkenin sahip olduğu en önemli kaynağın iyi işleyen bir yönetim olduğunu belirterek, Türkiye'nin dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasına girme hedefine işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "AK Parti'yi millet kurdu, biz tabelasını astık" sözünü hatırlatan Ala, partinin 28 Şubat postmodern darbesinin ardından ortaya çıkan siyasi ve toplumsal tabloda kurulduğunu ifade etti.
Ala, AK Parti iktidarları öncesinde hükümetlerin ortalama görev süresinin 1 yıl 7 ay olduğunu hatırlatarak, partinin 24 yılı geride bırakarak Türkiye'de siyasi istikrarı sağladığını kaydetti.
Batman Valiliği döneminde yaşadığı bir anekdot üzerinden devlet kurumlarında gerçekleştirilen zihniyet değişimini anlatan Ala, "Eğer ben o dönemde arkamda AK Parti hükümetleri ve başındaki Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı, bir kararnamelik ömrün var" diye konuştu.
"Milletin iradesi, devletin idaresine hâkim olmuştur" diyen Ala, yeni sivil anayasa ihtiyacını şöyle gerekçelendirdi:
- Yapılan reformların kalıcı hale getirilmesi
- Demokratik kazanımların güvence altına alınması
- Milletin yeni fırsatlarla buluşturulması
Elitaş: 'İlk günkü aşkla ve heyecanla çalışmaya devam'
Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, 3 Kasım 2002 öncesinde yaşanan siyasi süreçleri ve demokrasi mücadelesini anlattı. 27 Nisan e-muhtırasına karşı dönemin hükümetinin ortaya koyduğu kararlı tutuma dikkati çeken Elitaş, 28 Nisan 2007'nin cumhuriyet ve demokrasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
"Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" sözünü hatırlatan Elitaş, geçmişte yaşananların gelecekte yeniden yaşanmayacağının garantisi olmadığını vurgulayarak, teşkilatların kararlılıkla çalışması gerektiğini belirtti. 2028 seçimlerine kadar geçen sürenin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Elitaş, konuşmasını "İlk günkü aşkla, heyecanla durmak yok, yola devam" sözleriyle tamamladı.
Çelik: 'En büyük eserimiz AK Parti'dir'
Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partinin Türkiye'de gerçekleştirdiği demokratik dönüşümün temelinde güçlü teşkilat yapısı, siyasi irade ve milletle kurulan güçlü bağın bulunduğunu belirtti. Partinin yalnızca seçim kazanan bir siyasi parti olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin demokrasi ve siyaset anlayışında köklü bir dönüşüme öncülük ettiğini vurgulayan Çelik, "Siyaset, bütün bu yaptığımız eserlerin, Cumhurbaşkanımız liderliğinde yürüdüğümüz yolun ana enerjisidir, ana omurgasıdır. Onun için en büyük eserimiz AK Parti'dir" dedi.
Dış politika konusunda da değerlendirmelerde bulunan Çelik, Türkiye'nin dış politikada tek ekseni olan Ankara ekseninin dışındaki hiçbir eksenin dış politikaya yön veremeyeceğini ifade etti.
Büyükgümüş: 'Yeni anayasayla tarihe kazımaya ant içtik'
Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, partinin bugünlere gelmesinde teşkilat mensuplarının fedakârlığının büyük payı olduğunu belirterek, 24 yılda yalnızca eser ve hizmet üretmediklerini, aynı zamanda Türkiye'de büyük bir özgüven dönüşümüne imza attıklarını söyledi.
"Milletin, memleketin kaynağını denetlemesi, gözetlemesi için görevlendirilen eğer görevini bırakıp ganimet peşine düşmüşse, tarihte nasıl zelil olmuşsa, bugün nasıl zelil oluyorsa, bu yolda her zaman zelil olacaktır" diyen Büyükgümüş, "Davamızla, mücadelemizle Türkiye'de gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümü yeni bir anayasayla tarihe kazımaya ant içmiş bir kadroyuz" ifadelerini kullandı.
Şimşek: 'Ekonomide önceliğimiz tek haneli enflasyon'
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sunumunda Türkiye ekonomisinin uzun dönemli büyüme performansını ve gelecek dönemin hedeflerini değerlendirdi.
Şimşek'in paylaştığı ekonomik veriler şöyle:
- 1923-2002 döneminde ortalama büyüme oranı yüzde 4,7 iken, parti iktidarlarında yüzde 5,3'e yükseldi
- Dünya ekonomisindeki pay 2002'de yüzde 0,7 iken bugün yüzde 1,4'e çıktı
- Millî gelir 239 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara yükseldi
- İhracat 38 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştı
Ekonomide öncelikli hedefleri sıralayan Şimşek şunları söyledi:
- Tek haneli enflasyona ulaşmak
- Mali disiplini sürdürmek
- Cari açığı azaltmak
- Gelir dağılımını iyileştirmek
- Yüksek katma değerli üretimi artırmak
Terörsüz Türkiye yeni büyüme dönemi getirecek
Türkiye'nin yaklaşık 48 yıldır terör nedeniyle önemli kaynaklarını kaybettiğini belirten Şimşek, "Türkiye, 2,3 trilyon doları terörle mücadele yerine kalkınmaya, AR-GE'ye harcasaydı ne konumda olurdu? İşte şimdi o eşikteyiz" dedi.
Terörsüz Türkiye sürecinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin ekonomik potansiyelinin değerlendirilmesi açısından önemli fırsatlar sunacağını belirten Şimşek, genç nüfus, altyapı yatırımları ve bölgesel entegrasyon sayesinde bu bölgelerin Türkiye'nin yeni büyüme motorları hâline gelebileceğini ifade etti.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!